5 Mart 2012 Pazartesi

SAĞOL,ERTUĞRUL ÖZKÖK,TEŞEKKÜRLER HÜRRİYET...

Ertuğrul ÖZKÖK 
6 Mart 2012
Aziz Yıldırım diyor ki


TÜRKİYE 3 Temmuz 2011 sabahı spor âlemini sarsan bir olayla uyandı.

Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım gözaltına alınmıştı.
O günden itibaren, gözaltına alınanlarla ilgili müthiş bir medya kampanyası başladı.
Hafta sonunu Aziz Yıldırım’ın savunmasının tam metnini okuyarak geçirdim.
NEREDE O GÖRÜNTÜLER- Aziz Yıldırım soruyor:
“Günlerce manşetlerden Emenike’nin bizden rüşvet parası alırken çekilmiş görüntülerinin bulunduğu yazıldı. İddianame yazıldı. Ek dosyalar yayınlandı. Nerede bu Emenike’nin görüntüleri?”
Ben de soruyorum.
Aziz Yıldırım haksız mı?
FİBA’YI KARIŞTIRDILAR- Aziz Yıldırım soruyor:
“Tamer Yelkovan’la konuşmamızda ‘FİBA ile konuştun mu’ diye soruyorum. Emniyet FİBA’yı Basketbol Federasyonu’nun bağlı olduğu Uluslararası Federasyon olarak algılıyor. İyi çalışma yapılsa FİBA’nın Factoring Şirketi olduğunu anlayarak soruşturmaya bile konmasının gereksizliğini anlayacaklardı. Hiçbir araştırma yapmadan suçlama yapmaları her şeyin kasıtlı olduğunu göstermektedir.”
Aziz Yıldırım haksız mı?
BİLYONER’İ KARIŞTIRDINIZ- Aziz Yıldırım soruyor:
“Tutuklandığımızda gazete manşetlerinde bizim Bilyoner üzerinden iddia oynadığımız ve Bilyoner’i kapattığımız yazıldı. Halbuki ‘Bilyoner’ bir gece kulübüydü. Şampiyon olursak kutlamaları orada yapmak istiyorduk. Şampiyon olduk ve kutlamaları orada yaptık. İstanbul Emniyeti haberleri basına verdi ve kamuoyu oluşturmaya çalıştı. Emniyet hayali suç yaratmaya, yanlış bilgilerle basını da kendisine alet etmeye çalıştı.” Evet o kutlamaya ben de davetliydim. Gidemedim.
Aziz Yıldırım haksız mı?
O 6 MAÇ NEREYE UÇTU- Aziz Yıldırım soruyor:
“Günlerce gazetelerde 19 maçta şike yapıldığı yazıldı. Sonra bu rakam birden 13’e indi. O 6 maç ne oldu?”
Haksız mı?
HİÇ Mİ KONUŞMADILAR- Aziz Yıldırım soruyor:
“Toplam 13 maçta 12 futbolcu ile 100 milyar liraya (100 bin YTL) şike anlaşması yapıldığı iddia ediliyor. Teknik direktörlerin ve yöneticilerin şike yaptığı iddia ediliyor. Bu da, ancak futbolcularla konuşularak yapılır. Ancak iddianamede bu teknik direktör ve yöneticilerin futbolcularla yaptığı hiçbir konuşmaya ait tape yok.”
Haksız mı?
YÜZ YÜZE KONUŞMA NEREDE- Aziz Yıldırım soruyor:
“İddianamede, telefon görüşmelerinde şifreli konuşuyorlar. Çoğu zaman daha önce ayrıntıları yüz yüze anlatılmış olan hareket planının işleyişinde bir problem olup olmadığı ile ilgili şeyler söylüyorlar.
Aziz Yıldırım’ın ‘Durumlar nasıl’ vb. sorularına İlhan Yüksel Ekşioğlu’nun ‘Gayet güzel, iyi, problem yok’ vb. cevapları vermesi şeklinde oldu. Aziz Yıldırım’ı örgüt lideri yapacaksınız ama teknik takiple elde ettiğiniz bilgilerde yüz yüze ne konuştuklarına dair hiçbir şey yok.” Haksız mı?
MR CİHAZI BİLE ŞİKE - Aziz Yıldırım diyor ki:
“Hastanede MR cihazından çıktıktan sonra yaptığım konuşmalar bile suç konuşması gibi sunulmuş.”
GİZLİCE BULUŞTUĞUMUZ YER- Aziz Yıldırım diyor ki:
“Gazetelere, Sivasspor-Fenerbahçe maçından önce teknik takip sonunda Sivasspor Başkanı ile Büyük Sivas Oteli’nde gizlice buluştuğum sızdırıldı. Gizlice buluştu denilen yer, Fenerbahçe takımının kaldığı oteldi.”
Haksız mı?
PARA ÇANTASI NEREDE- Aziz Yıldırım diyor ki:
“Sivasspor’un bir yöneticisinin dışarı çıkıp arabasından çanta getirdiği, içeride bu çantaya para konduğu ve rüşvet verildiği haberi sızdırıldı.
O gece orada bulunan görgü tanıkları o çantayla biletlerin getirildiğini söylediler. Devletin Sivas Valisi gönüllü olarak ifade verdi ve bu çantayla bilet getirildiğini söyledi... Nerede bu rüşvet parası.”
Haksız mı?

* * *
Herkese tavsiye ederim.
Bu iddianameyi ve savunmaları dikkatle okuyun. Çünkü bu ülkede artık herkesin başına böyle şeyler gelebilir.






4 Mart 2012 Pazar

Alex: “Önemli bir zamanda anlamlı galibiyet”


03 Mart 2012 Cumartesi
http://www.fenerbahce.org/fb2008/detay.asp?ContentID=28229


Profesyonel Futbol Takımımızın kaptanı Alex de Souza, Gençlerbirliği karşısında önemli bir zamanda anlamlı bir galibiyet aldıklarını belirtti.

Maçın ardından yayıncı kuruluşa açıklamalarda bulunan Alex, "Önemli bir zamanda anlamlı bir galibiyet oldu. İç sahada kazanıyoruz, deplasmanlarda galibiyet sıkıntımız var. İyi bir skorla iyi bir başlangıç yaptığımızı düşünüyoruz. Deplasmanda yaşadığımız galibiyet orucunu bozmanın da zamanı geldi" dedi.

Bugün elde edilen farklı galibiyetle ilgili Kaptan, "Kilit kelime hareketlilik olabilir. Daha hareketli, fırsatlar yaratmaya hazır bir takım olduk. Statik görüntü değil de hareketli görüntü, bu farkla bitmesindeki olaylardan bir tanesi. Sağ taraftan oldukça fırsat yakaladık. Mehmet Topuz ve Gökhan’ın iyi günlerinde olmaları, yaratıcı olmamızda etkin rol sahibi olmaları da etkiliydi. Şansın da yanınızda olması lazım. Şans ve beceri kokan bir gol attı Stoch. Stoch’un attığı şut herhangi bir çiviyi yerinden sökerdi" yorumunda bulundu.

17 Şubat 2012 Cuma

Bizim Alcatraz-YILMAZ ÖZDİLDEN ALINTI..

Bizim Alcatraz

Ulucanlar, müze oldu.
Deniz orada yatmıştı.
Yusuf, Hüseyin...
Orada asıldılar.
Bülent Ecevit, Muhsin Yazıcıoğlu orada yattılar,
sağcı solcu, Mustafa Pehlivanoğlu, Necdet Adalı... Nazım Hikmet, Necip Fazıl, Fakir Baykurt, Kemal Tahir, Halikarnas Balıkçısı.

Darağacı var, orijinal.
19 can, yağlı urgan.

Tecrit hücresi var.
Nasılmış acaba diye hissetmek istersen, kelepçelenip içeri tıkılıyorsun, drann diye örtüyorlar demir kapıyı, bir saat kalıyorsun... Anlıyorsun saat denilen kavramın seneden
uzun olduğunu.

Ki, o tecrit hücresinden çıkınca... “Bugün beni ilk defa güneşe çıkardılar, ve ben, ömrümde ilk defa gökyüzünün bu kadar benden uzak, bu kadar mavi, bu kadar geniş olduğuna şaşarak, kımıldamadan durdum, sonra saygıyla toprağa oturdum, dayadım sırtımı duvara, bu anda ne düşmek dalgalara, ne baş aşağı, ne baş yukarı, bu anda ne kavga, ne hürriyet, ne karım... Toprak, güneş ve ben, bahtiyarım” demiş Nazım... Anlamaya çalışıyorsun.
Kulaklık var.
Takıyorsun...
Beynine saplanmış tornavidayı kanırtırcasına, işkence dinliyorsun.

Kişisel eşyalar var... Muhsin Yazıcıoğlu’nun seccadesi, Bülent Ecevit’in kasketi, Hüseyin İnan’ın idamdan sonra jiletle kesilip çıkarılan fanilası, Deniz Gezmiş’in cigarası.
Ranzalarda, son mektuplar...
“Gün gelecek hiç bitmeyecek, gün gelecek sana kavuşacağım. Ağlamayı bil, gülmeyi unutma, cezaevini sev demiyorum ama, bu kötü yataklarını asla unutma.
Zincir soğuk, zindan yaş, belki biraz üşürüz, hele başım zindandan çıksın, görüşürüz” diyen satırlar.

Ve, bi şey daha var...
4’üncü koğuşun duvarında.
Poster.

“Nedir o poster”e geleceğiz elbette ama, 4’üncü koğuş deyip geçmemek lazım... Utanç Müzesi’nin simgesi, 4’üncü koğuş... 80 kişi kapasiteli güya, 200 kişiyi tıkmışlar oraya, ranzaları bitiştirip, ayaklı-başlı yatmışlar, yer kalmadığı için, mecburen nöbetleşe uyumuşlar.
Başarısız firar için kazılan tünellerden biri de, 4’üncü koğuşta... Ve, ölüm orucuna yattıkları için tutukluların diri diri yakıldığı, sözde “hayata dönüş” operasyonunun başladığı koğuş o.
İşte o koğuşun...
İdeolojilerden, yasadışı örgütlerden ibaret sanılan
o 4’üncü koğuşun duvarında
bi poster var.

Fenerbahçe posteri!
1988-1989 sezonunda şampiyon olan Fenerbahçe’nin posteri... Schumacher, Oğuz Çetin, Şenol Ustaömer,
Hasan Vezir, Turhan Sofuoğlu, Nezihi Tosuncuk, Müjdat Yetkiner, Hakan Tecimer, İsmail Kartal, Aykut Kocaman, Rıdvan Dilmen.

Kime ait, kim yapıştırmış oraya, bilinmiyor. Cezaevi boşaltıldıktan sonra yapılan temizlik sırasında 4’üncü koğuşun duvarında bulunmuş...
Müzeye dahil edilmiş.

Belli ki, müebbete mahkum Alcatraz Kuşçusu’nu hayata bağlayan kanarya gibi... Kanarya posteriyle hayata tutunmuş 4’üncü koğuştan biri.
Ve “memlekete zararlı” diye zulmedilen insanların “milli” futbolcularla gurur duyduğunu... Tecrit atmosferinde “derbi
nasıl biter?” diye sohbet ettiklerini, Galatasaraylı, Beşiktaşlı diye birbirlerine takıldıklarını düşünüyorum... Yüreğime kıymık batıyor.

Yazının burasına kadarını muhtemelen hatırlamışsınızdır... Ulucanlar müze olduğunda yazmıştım. Ve, dün, öylesine enteresan bi gelişme oldu ki, devamını yazmaya karar verdim.
Çünkü...
23 sene sonra...
Ulucanlar’ın duvarındaki o efsane poster, Oğuz Çetin, Aykut Kocaman, Rıdvan Dilmen, Turhan Sofuoğlu, Hasan Vezir, Hakan Tecimer...
Silivri’ye geldi iyi mi!

“Milli” gururlarımız, Saffet Sancaklı, Semih Yuvakuran, Engin İpekoğlu, Selçuk Yula, Şenol Çorlu, Erdi Demir, Ogün Altıparmak, Aydın Örs’le beraber... Duruşmayı izlediler.
Alcatraz Kuşçusu’nu
hayata bağlayan kanarya
gibi... Kanarya’yla hayata tutundu Silivri.

Ve, içerdeki posterleri dışardaki duvarlara yapıştırılan efsane bi kadro daha var orada... Genelkurmay Başkanı, şeref madalyalı subaylar, saygın profesörler, gazeteciler, halkın “özgür” iradesiyle seçilmiş milletvekilleri... 
   Bakalım, ne zaman müze olacak Silivri.
                                                                                                               Yılmaz ÖZDİL
                                                                                                     Bu yazı Hürriyet.com.tr'den
                                                                                                                    alınmıştır.(FB)'LİLER için...

14 Şubat 2012 Salı

SÖZÜMÜZ SANADIR AYDINLAR

Başkanımız Aziz Yıldırım, avukatları aracılığıyla bir açıklama yaptı. Başkanımız açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

"Uzun bir süredir cezaevindeyim. Burada bulunduğum sürece en büyük korkum insanların yüzlerini görememekti. Ancak yanılmışım. İnsanların asıl yüzlerini görebilmek için en doğru zaman en doğru yermiş burası.
3 Temmuz’dan bu yana yürütülen kampanyanın organizatörleri ve fırsatçıları, bir bir gerçek yüzlerini sergilemektedirler.
Zira hırslarına bu kadar dayanabildiler.
Aziz Yıldırım ile Fenerbahçe’nin bağını koparıp, Fenerbahçe’yi ele geçirme operasyonunu kimlerin yürüttüğü artık açıkça ortadadır…
Görüyorum ki; Fenerbahçe’nin haklarını, emeklerini, işbirlikçileriyle çalarak kaçanlar, bir de bunları Fenerbahçe için yaptıklarını söylemekte ve Fenerbahçe başkan adayı olduklarını açıklamaktadırlar.
Sözümüz sanadır Aydınlar…
Şunu bilmelisin ki; Holding sahibi olabilirsin, TFF Başkanı olabilirsin hatta bir gün çok daha büyük mevkilerde bile olabilirsin. Ama ASLA Fenerbahçe Başkanı olamayacaksın! Sen ve senin arkandaki zihniyetin buna gücü yetmeyecek. Bizlerin mücadelesi, çektikleri, hep bu yüzdendir; Fenerbahçe’yi senin gibilere teslim etmemek içindir.
O bahsettiğin sessiz çoğunluk var ya; sen daha onları tanıyamamışsın.
Sen ki;
Galatasaraylı işbirlikçilerinle yönetemediğin TFF’de, Fenerbahçe’nin Şampiyonlar Ligi hakkını türlü oyunlarla gasp etmedin mi?
Türkiye’de UEFA hakkında; UEFA’da Fenerbahçe hakkında gerçek dışı beyanlarda bulunmadın mı? Her yanlış kararın sorumluluğunu başkalarına yükleyerek yönetemediğin bu süreçte acz içine düşmedin mi?
En acılı günlerinde, senin yanında olan dostlarına yaptığın gibi görevinden ayrılırken mesai arkadaşlarına ihanet edip gitmedin mi?
Sırf zor günlerini atlatabilmen için sana yönetim yetkisi devredilen voleybol şubesini ilk 6 ayında kaosa sürükleyip, düzeltmem için bana gelmedin mi?
Sezon başında verdiğin paraları geri almak için gün aşırı Fenerbahçe Kulübü’nü arayıp taciz etmedin mi?
Fenerbahçe’nin büyüklüğünü unutarak, voleybolda kazanılan başarıları kendine mal ederek, kendini FENERBAHÇE’NİN üzerinde görmedin mi? Fenerbahçemizin büyüklüğünü kavrayamadığın için sana İslam Çupi’nin Fenerbahçe’nin büyüklüğünü anlatan sözlerini hatırlatırım.
Fenerbahçe Genel Kurulu’nun seçtiği Fenerbahçe Yönetim Kurulu’nu hiçe sayarak, TFF başkanı sıfatıyla, Teknik Direktörümüze, puan silme kararını dikte ettirmeye çalışıp gereken cevabı almadın mı?
Bırak Aziz Yıldırım’ı, Fenerbahçe Başkanının yargılandığı bu davada, Aziz Yıldırım düşmanlarını bile gölgede bırakacak şekilde, duruşma öncesi, üstelik yine Aziz Yıldırım ve Fenerbahçe düşmanlarının programlarında, bizi suçlu ilan etmeye kalkmadın mı?
Aziz Yıldırım ile Fenerbahçe’nin ve yönetimin bağını koparıp, Fenerbahçe’yi ele geçirmek "Fenerbahçe’yi kurtaran adam" olmak için önce Fenerbahçe’yi içinden kurtarılması gereken duruma sokmayı planlamadın mı?
Bu davada yargılanan futbolcuların lisanslarını askıya aldırıp "Aziz Yıldırım ve Fenerbahçe aleyhinde tanıklık yapmak" kaydıyla lisanslarını serbest bırakacağını teklif ve vaad etmedin mi?
Avukatınla Metris Cezaevi’ne haber yollayıp "Başkanım merak etmeyin, Fenerbahçe küme düşürülmeyecek" dedikten sonra avukatın aracılığı ile benden gereken cevabı almadın mı?
3 Temmuz’dan beri yaşananlara, yaşatılanlara ve sana rağmen  bu hassas dönemde bayrağı dik tutan yönetimimizi tutarsızca eleştireceğine kendi yönetim tarzına bir bak!
TFF Başkanlığın süresince futbol ailesini yakından ilgilendiren pek çok kararı yönetim kuruluna danışmadan almadın mı? Play off kararını bile yönetimdeki arkadaşların TV’lerden öğrenmedi mi?
SÖZÜMÜZ SANADIR Aydınlar…
Fenerbahçe’nin büyüklüğünü anlayamayan, televizyonlarda Fenerbahçe Başkanlığını parayla satın almaya kalkanların öyküleri, şanlı FENERBAHÇE TARİHİNDE yer alamaz…
Aziz YıldırımFenerbahçe Spor Kulübü Başkanı"

3 Şubat 2012 Cuma

Moussa Sow antrenmanda






Profesyonel Futbol Takımımız, Spor Toto Süper Lig’in 25 haftasında Şükrü Saracoğlu Stadı’nda Beşiktaş ile oynayacağı maçın hazırlıklarına başladı. Antrenmana, dün akşam geç saatlerde İstanbul’a gelen yeni transferimiz Moussa Sow da katıldı.

Fenerbahçe Can Bartu Tesisleri’nde Sportif Direktör ve Teknik Sorumlumuz Aykut Kocaman yönetiminde saat 17.00’de başlayan ve 1 saat 25 dakika süren antrenman basına kapalı gerçekleştirildi
 Sow tesislerimizi gezdi
Antrenman öncesinde tesislerimizi gezen Moussa Sow ardından ise oyuncularımızla tanıştı. Sow, çalışmaların tamamında takımla birlikte yer aldı. 

Samsunspor maçında ilk on birde sahaya çıkan oyuncularımız antrenmanı rejenerasyon çalışması ile tamamladı. Üst sahada yapılan antrenman, koşu ve ısınma hareketleriyle başladı. Ardından 2 gruba ayrılan oyuncularımız, 5’e 2 top kapma ve pas çalışması yaptı. Koordinasyon ve şut çalışması ile devam eden antrenman yan top organizasyonlarının ardından dar alanda yapılan çift kale maçla tamamlandı.
 Dia ile Mert takımla çalıştı
Bir süredir Moussa Sow ile Senegal Milli takımında bulunan Issiar Dia da antrenmana katıldı. Öte yandan kasık bölgesindeki ağrıları geçen Mert Günok, takımla çalışmalara başladı. Bu iki oyuncumuz da çalışmaların tamamında takımla birlikte yer aldı.

Kulüp Doktorumuz Ertuğrul Karanlık, Resmi Sitemize yaptığı açıklamada, sakatlıkları bulunan oyuncularımızın durumuna değindi. 

Karanlık, Sezer Öztürk’ün dün Almaya’da başarılı bir ameliyat geçirdiğini söyledi ve durumunun gayet iyi olduğunu belirtti. Sezer’in ayağının yaklaşık 4 hafta alçıda kalacağını söyleyen Karanlık, alçıların çıkarılmasının ardından oyuncumuzun tedavisine başlanacağını ifade etti.
 Mehmet Topuz’un ise Samsunspor maçı sonrasında sol kasık bölgesinde zorlama tespit edildiğini belirten Karanlık, bu oyuncunun tedbir amaçlı antrenmana çıkmadığını ve tedavisine tesislerimizde başlandığı bildirdi.

Karanlık, Emre Belözoğlu ile Gökhan Gönül’ün  ise bireysel oyuncu antrenörümüz Dolu Arslan ile birlikte yaptıkları çalışmalarla antrenmanı tamamladıklarını ifade etti.

Fenerbahçemiz Beşiktaş maçının hazırlıklarını 4 Şubat Cumartesi günü Fenerbahçe Can Bartu Tesisleri’nde yapacağı antrenmanla tamamlayacak. Saat 18.00 başlayacak antrenman basına kapalı gerçekleştirilecek.
 http://www.fenerbahce.org/fb2008/detay.asp?ContentID=27829
 http://www.fenerbahce.org/fb2008/detay.asp?ContentID=27829
 http://www.fenerbahce.org/fb2008/detay.asp?ContentID=27829
 http://www.fenerbahce.org/fb2008/detay.asp?ContentID=27829
 http://www.fenerbahce.org/fb2008/detay.asp?ContentID=27829
 http://www.fenerbahce.org/fb2008/detay.asp?ContentID=27829
 http://www.fenerbahce.org/fb2008/detay.asp?ContentID=27829
 http://www.fenerbahce.org/fb2008/detay.asp?ContentID=27829




 http://www.fenerbahce.org/fb2008/detay.asp?ContentID=27829




 http://www.fenerbahce.org/fb2008/detay.asp?ContentID=27829
 http://www.fenerbahce.org/fb2008/detay.asp?ContentID=27829
 http://www.fenerbahce.org/fb2008/detay.asp?ContentID=27829
 http://www.fenerbahce.org/fb2008/detay.asp?ContentID=27829
 http://www.fenerbahce.org/fb2008/detay.asp?ContentID=27829
 http://www.fenerbahce.org/fb2008/detay.asp?ContentID=27829
 http://www.fenerbahce.org/fb2008/detay.asp?ContentID=27829
 http://www.fenerbahce.org/fb2008/detay.asp?ContentID=27829

29 Ocak 2012 Pazar

Fenerbahçemizden “1000.” galibiyet

                       
         
http://www.fenerbahce.org/fb2008/index.asp

http://www.fenerbahce.org/fb2008/index.asp
Profesyonel Futbol Takımımız, Spor Toto Süper Lig’in 23. haftasında evinde konuk ettiği Mersin İdman Yurdu’nu 2-1 mağlup ederek, ligde 1000. galibiyetine ulaştı. Takımımıza galibiyeti getiren golleri 8.dakikada Bienvenu ile 39. dakikada Stoch kaydederken, Mersin İdman Yurdu’nun  tek golü, 57.dakikada Nduka’dan geldi. Bu galibiyetle puanını 48’e yükselten Fenerbahçemiz, zirveye 3 puan daha yaklaştı. Maçtan dakikalar şöyle:

6. dakikada Caner ile yaptığı verkaç sonrası sol çaprazdan ceza sahasına giren Stoc’un içeri çıkardığı pasta Alex’in vuruşu yandan auta çıktı.

8. dakikada Alex’in kafayla ceza sahasına gönderdiği topu savunma karşıladı. Penaltı noktasının sağ yan tarafına doğru düşen topa Bienvenu gelişine vurarak fileleri havalandırdı. 1-0

20. dakikada Bienvenu’nun pasıyla ceza alanı içerisinde buluşan Özer kaleye vurmak yerine Alex’e pas verdi. Brezilyalı oyuncunun şutu ise yandan auta gitti.

21. dakikada ceza alanı içerisinde yaşanan karambol sonucunda Özer topu topuğuyla ağlarla buluşturdu ancak ofsayt gerekçesi ile gol değeri kazanmadı.

25. dakikada ceza alanı dışında topla buluşan Alex rakbini şık bir çalımla geçti. Brezilyalı ceza alanına girer girmez vurdu. Ancak top kaleci Sehic’ten döndü.

32. dakikada hızlı gelişen Fenerbahçe atağında Alex’in ceza alanı çizgisi üzerinden şutu kaleci Sehic’ten döndü. Pozisyonun devamında defans oyuncuları tehlikeyi uzaklaştırdı.

33. dakikada Alex’in ara pasıyla ceza alanı içinde kaleci ile karşı karşıya kalan Gökhan Gönül’ün sağ çaprazdan iki şutu da kaleciden döndü. Sonrasında yaşanan karambolde Alex’in şutunu ise Boum uzaklaştırdı.

39. dakikada Alex’in kullandığı köşe vuruşu defans tarafından uzaklaştırıldı. Ceza alanı dışında topu alan Stoch Çağdaş Atan’ı şık bir çalımla geçtikten sonra sol ayağıyla çok sert bir şut çıkarttı ve takımını iki farklı öne geçirdi. 2-0

52. dakikada Alex’in ceza yayı önünden sert şutunda, top üstten auta gitti.

54. dakikada ceza alanı içinde sol çaprazda kaleci Volkan Demirel ile karşı karşıya kalan Bueno’nun vuruşunda, top yandan auta çıktı.

57. dakikada Bueno’nun sağdan ortasında, Nduka, kafa vuruşuyla topu ağlara göndererek, farkı 1’e indirdi: 2-1.

66. dakikada Stoch’un sol kanattan attığı güzel pasla sağdan ceza alanına giren Bienvenu’nün yerden ortasında, altı pasta Alex topa yatarak uzandı ancak meşin yuvarlak auta çıktı.

69. dakikada Bueno’nun sağdan kullandığı korner atışında, arka direkte topu kontrol eden Erdal Kılıçaslan’ın sol çaprazdan sert şutunda, top kaleci Volkan Demirel’den döndü. Dönen topa Erdal bir kez daha vururken, kaleci Volkan, bu kez yavaş gelen meşin yuvarlağı yatarak kontrol etti.

81. dakikada Mehmet Topuz’un uzun pasında, savunmanın arkasında kaleciyle karşı karşıya kalan Özer Hurmacı’dan önce ileri çıkan kaleci Sehiç, yatarak topa sahip oldu.

84. dakikada ceza alanı içinde soldan Stoch’un ortasında, altı pasta Alex’ten önce Çağdaş Atan kafayla topu uzaklaştırdı.

Stat: Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu
Hakemler: Barış Şimşek, Cem Satman, Mehmet Metin
Fenerbahçe: Volkan Demirel, Gökhan Gönül (Dk. 59 Orhan Şam), Serdar Kesimal, Yobo, Caner Erkin, Özer Hurmacı (Dk. 83 Sezer Öztürk), Mehmet Topuz, Cristian, Stoch, Alex, Bienvenu (Dk. 78 Semih)
Mersin İdman Yurdu: Sehiç, Erhan Güven, Boum, Çağdaş Atan, Mustafa Keçeli, Bueno, Zurita (Dk. 74 Beto), Hakan Bayraktar, Erdal Kılıçaslan, Moritz, Delev (Dk. 46 Nduka)
Goller: Dk. 8 Bienvenu, Dk. 39 Stoch (Fenerbahçe), Dk. 57 Nduka (Mersin İdmanyurdu)
Sarı Kartlar: Dk. 47 Nduka, Dk. 73 Çağdaş Atan, Dk. 89 Erdal Kılıçaslan (Mersin İdmanyurdu), Dk. 77 Orhan Şam (Fenerbahçe)